25 Temmuz 2011 Pazartesi

Yaz, Yaz, Yaz...





Ben Mart doğumluyum, yani bir kış çocuğuyum ama günahım kadar sevmem kış mevsimini. Kat kat giyinmek zorunda kalırsın, benim gibi zaten ufak-tefek (en azından artık ufak-tefek) fazlalıkların varsa o kıyafetlerle iyice kalın gözükürsün. Dışarı çıktığında takır takıt titrersin, yani ben çok üşüyen bir insanım ve nefret ediyorum bundan. İki dirhem bir çekirdek giyinip çıkarsın, işe ya da randevuna gidene kadar rüzgardan ne saç kalır ne baş, yağmurdan-kardan ne kıyafet... Bir kahve keyfin vardır o da gelen sigara yasağından sonra kapı önlerinde zavallılar gibi dikilirken keyiften çok eziyet haline gelir... Daha yüzlerce sayabilirim...



Ama yaz öyle mi:)

Tiril tiril giyinirsin, omuzlarını özgür bırakırsın, ılık rüzgar süzülür üzerlerinden.

Yaz konserleri yaz gecelerinin belki de en keyifli yanıdır. Açık havada sevdiğin şarkıları avazın çıktığı kadar bağırarak söylersin, içini boşaltır, rahatlar, mutlu olur, evine gider mutlu, mutlu uyursun.

Pazar sabahları deniz kenarlarında günümüz moda deyimiyle brunchını alırsın. Saatlerce sürer, sabah sabah buz gibi karpuz yemenin hazzını yaşarsın.

Tatile gidersin, tatile:))) Benim gibi bir Bodrum aşığıysan kendini ilk fırsatta atıveririsin Ege'nin incisine. İskelenin üzerinde sezlongunda denize doğru uzatır ayaklarını, bilmem kaç faktörlü yağınla parlattığın vücudunu güneşe teslim edersin.

Denize girmenin tadına varırsın. Belki de dünya üzerinde vücudunu en özgür kılabildiğin yer olan suyun içinde türlü türlü maskaralıklar yaparsın. Uzaklara yüzersin, yüzersin... Çok yoruldun mu sırt üstü yatar dinlenir, sonra kaldığın yerden devam edersin. Buruş buruş olunca ancak çıkarsın sudan.

Bizim gibi Anadolu yakası çocuklarının en keyif aldığı yaz aktivitesini yaz boyunca defalarca tekrarlarsın, yani Caddebostan'a iner, örtünü alır, üzerine uzanır saatlerce yayım yayım yayılırsın. Şehrin yanıp-kavrulduğu saatlerde, sen denizden gelen serin rüzgarla saçlarını savurursun.

Ayaklarını seviyorsan eğer senin için ayrıca mutluluk kaynağı olur yaz. Pedükürünü yaptırır, renk renk terliklerini, stilettolarını giymenin tadını çıkarırsın.

Uzakta, başka ülkelerde, kıtalarda yaşayan, dostun, akraban, sevgilin varsa onlara kavuşursun, bütün sene sızlayan burnunun direği nihayet huzura erer...

Ve eğer şanslıysan, bir de bütün bunların üzerine aşık olursun! Sevgilinle kumların üzerinde, deniz kenarlarında elele yürür, huzurdan Nirvana'ya erer, aleme havanı atarsın:)


Daha sayayım mı sevgili okur:)


Seviyorum işte seviyorum yaz mevsimini, hem de çok. Yüzüm çoğu zaman gülüyor, cildim bir başka güzelleşiyor, halim tavrım değişiyor, seviyorum işte:)


Aşağıdaki iki linki tıklayarak okursan daha bir etkili olur, daha bir coşarsın, nacizane tavsiyemdir, bence değerlendir.



Öperim hepinizi...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder