10 Eylül 2013 Salı

Sıram geldi...


Laf olsun diye söylemiyorum.
Gerçekten ne yazacağımı, nasıl yazacağımı hiç bilmiyorum.
Günlerdir planlayamadım.
Her bir arkadaşım için tek tek mi, yoksa herkese birden mi?
İki satırda kısa ve öz mü, yoksa içimden geçenlerin hepsini mi yazmalıyım?
Daha önce öyle çok veda yazısı okudum ki bu ajansta...
Hep gidenlere güle güle diyen taraftaydım.
Ev sahibi gibi.
Evin her işini, her çekmecesini en iyi bilen, her ferdini en iyi tanıyan kızı gibi.
Bilmeyenler için söylüyorum, VAGABOND ilginç bir ajanstır, acayip bir aidiyet duygusu yerleştirir insanın içine. İçinde çalışan insanlar tuhaf biçimde birbirine bağlanır. Mutlu mutlu çalışır gidersin, kriz anlarını da o sarıldığın arkadaşların sayesinde atlatıverirsin. Sıkıntılar hatırlanmaz. Hep, "Ne kadar güzeldik, efsaneydik, şahaneydik..." cümleleri kurulur gidenlerle kalanlar arasında.
Tüm bu süre zarfında ben de çok güzel insanlar tanıdım burada.
Arkadaş edindim, dost oldum, kardeş buldum...
Duygusal zekam tavan yaptı.
Yıllarca CV güncellemeyi bile düşünmedim.
Böyle böyle yedi yılı devirdim aynı çatı altında.

Ve şimdi sıra bana geldi.
Bu linki tıklayan, bu yazıyı okuyan, uzun ya da kısa süre bir arada çalıştığım tüm arkadaşlarıma sözüm: En derin sevgi ve teşekkürlerimi kabul edin.
Elimin değdiği herkesden bir şeyler öğrendim çünkü burada.
Ve dün gece son mesaimi yaptım, bu kez sizin için:)
Her zamanki gibi alttan, alttan şarkılarım çalıyordu.
Sigaram, kahvem de yanımda.
Bu sahneyi daha önce görenlerin hemen gözünün önüne gelecektir:)
Bugün bu ajans çatısı altındaki son iş günüm.
Bana şans dileyin.
Bilmediğim bir dünyaya giriyorum.
Masanın öbür tarafına geçiyorum.
Havalı ajans hayatımı noktalayıp, ceketli, topuklu ayakkabılı kurumsal hayata yelken açıyorum.
Elbette çok heyecanlıyım ama hiç kolay değilmiş bu kadar alıştığın bir yerden kopup gitmek.
Boğazım günlerdir düğüm düğüm.
Üzerimde emeği, hakkı olan herkese çok çok teşekkür ederim.
Hayatımın çok önemli bir döneminde hepinizin imzası var.
Hep bir arada olmak ümidiyle...
Veda olsun diye değil, aklım sizde kalmasın diye, gerçekten hoşça kalın...