1 Ekim 2015 Perşembe

Hayat cesurlarındır...

Ne zaman şartlandı kafalarımız tam olarak hatırlamıyorum ama annemin "önce liseden mezun olacaksın, sonra üniversiteden, sonra da master yapacaksın, sonra da iyi bir iş bulacaksın kendine ya da kendi işinin sahibi olacaksın" dediğini hatılayacak yaştaydım. Küçükten bir tık büyük yani.
Hepsini de yaptım. Mutsuz da değilim. Ama olduğumdan da mutlu olmak istiyorum. Şimdi müsadenizle gidebilir miyim? Çok istiyorum. Bu içinde sürüklendiğimiz hayat bıraksın yakamı. Şu topukluları çıkarayım, ayağıma parmak arası terliklerimi geçirip yılın çoğunu sıcak geçiren bir yere gideyim. Orada küçük bir yerimiz olsun mesela, güzel içkiler içilen gelenlerle. İşinin ehli biri bize güzel şarkılar söylesin. Gündüzleri de minik ve basit evin rutin işleri... Sonra da biraz sahil kenarında, bazen de denizin üzerinde yapalım akşamı. Sonra hop tekrar dükkana. Bu kadarcık. Olmaz mı?