28 Ekim 2015 Çarşamba

Hasret-Keş

Elini korkak alıştırma sevgilim
Zavallı ellerim seninkileri bekler
Ve zavallı düşük bakışlarım
Sadece seninkilerle buluştuğu vakit yeniden güler
Ve ben vuslata dair umutlarımı büyütürken
Sen, hiçbir zaman varılamayan o yerde
Ve belki de tüm bunlardan biraz habersiz
Ama yapayalnızsın nihayetinde...


27 Ekim 2015 Salı

Yeniden Doğuş

Ben
Okyanusta yaşayan
Ve yüreğini neyinin küçük ağzında
Ağır ağır çalan
Kederli küçük bir peri tanıyorum,
Gecenin bir öpüşüyle ölüp
Sabahın bir öpüşüyle yeniden doğan
Kederli küçük bir peri.

Füruğ Ferruhzad

26 Ekim 2015 Pazartesi

Yakıcı Sevda

Evet, evet!… Aşka düşen bilir
Vardır bunun bir başı sonu,
Ama göremez kimse bu yolun sonunu
Boşunadır şimdiden sonunu düşünmek;
Ama ne olursa olsun yine de güzel şeydir sevmek.

Neden korkarsınız karanlıktan?
Ki elmaslarla donatılmış bu tablodan
Yasemin çiçeklerinin sevdalı kokusundan başka
Nedir ki geriye kalan?

İzin ver tüm varlığım sende kaybolsun
Bulamasınlar benden bir iz
İnsanlar boşuna uğraşa dursun.
Bırak essin dudaklarımı yakan ıslaklığı özlemlerin,
Yanıp tutuşan hayalin
Ve bir hiçlikten başka nedir ki benim bedenim.


Furuğ Ferruhzad

19 Ekim 2015 Pazartesi

Pardon...

Senin kurduğun hayallerin tam ortasından bakıyorum sana.
Durduğum yerden başka gidecek yer de yok zaten...



"Pardon, daha önce neredeydiniz?
Yüzünüz ne kadar da aşina!
Avucumun içine alıp öpmüş olabilirim"

18 Ekim 2015 Pazar

Bil ki...

Bir arkadasa bakıp çıkmayacağım.
Buradayım ben.
Korkuları alma içeri.
Karartma içini.
Senin kadar cesur anlatamasam da, aynadaki aksinim ben senin...








13 Ekim 2015 Salı

Saklambaç

Karmakarışık, tekerleme gibi şeyler yazmak istiyor canım.
Bir ben anlıyayım bir de sen...
Düz yazı da olur şiir de...
Satır aralarında saklanmayı beceririm bir şekilde.

9 Ekim 2015 Cuma

Bir anda....

Cümlelerim birikti.
Kelimeler içimde sıkıştı kaldı.
Şarkılar ard arda...
Ben onlarla, nefesim yettiğince.
"Zaman Hatası" diyor Aşkın
Kabul etmek istemiyorum!
Yeniden yazılabilir bence şarkılar...



1 Ekim 2015 Perşembe

Hayat cesurlarındır...

Ne zaman şartlandı kafalarımız tam olarak hatırlamıyorum ama annemin "önce liseden mezun olacaksın, sonra üniversiteden, sonra da master yapacaksın, sonra da iyi bir iş bulacaksın kendine ya da kendi işinin sahibi olacaksın" dediğini hatılayacak yaştaydım. Küçükten bir tık büyük yani.
Hepsini de yaptım. Mutsuz da değilim. Ama olduğumdan da mutlu olmak istiyorum. Şimdi müsadenizle gidebilir miyim? Çok istiyorum. Bu içinde sürüklendiğimiz hayat bıraksın yakamı. Şu topukluları çıkarayım, ayağıma parmak arası terliklerimi geçirip yılın çoğunu sıcak geçiren bir yere gideyim. Orada küçük bir yerimiz olsun mesela, güzel içkiler içilen gelenlerle. İşinin ehli biri bize güzel şarkılar söylesin. Gündüzleri de minik ve basit evin rutin işleri... Sonra da biraz sahil kenarında, bazen de denizin üzerinde yapalım akşamı. Sonra hop tekrar dükkana. Bu kadarcık. Olmaz mı?