10 Mart 2018 Cumartesi

Ön yargı

Güneşli bir cumartesi öğleden sonrası seyretmek için hiç de uygun bir film olmadığını düşünerek seyretmeye başladım.

Yanılmışım...



                       http://www.dailymotion.com/video/x3c2j22


26 Şubat 2018 Pazartesi

Apple of my eye

Bugün öğrendiğim İngilizce bir kalıp: Apple of my eye.
Uzun zamandır bu kadar aklıma işleyen bir söylemle karşılaşmamıştım.
Türkçesini de severim çok, belki de o yüzden.
Söylemeyi severim. Ama öyle herkese de söyleyemem.
Duymayı da çok ama çok severim.
Ama öyle her duyduğumda da aldanamam.
"Göz bebeği" olmak önemli bir mertebe bence.
Kazanması pek de kolay olmayan.

13 Şubat 2018 Salı

Füruğ - 13 Şubat 1967

Acılarla dolu bir hayatın içinden geçmeye çalışırken genç yaşta ölen bir kadın. 
Ölmeden önce, yaşadığı ızdıraplı hayatın çığlıklarını mısralara sığdırmış bir kadın. 
Ölümünün üzerinden 51 yıl geçmiş ama hala ölmemiş bir kadın. 

Sonsuz olmak çok güzel. Sen de görebiliyorsundur umarım olduğun yerden.  

30 Ekim 2017 Pazartesi

Kalben seviyorum

Sırf sen şarkı söylüyorsun diye bu kadar mutluyum ve sırf sen bu kadar güzel, ruhumdan yazabiliyorsun diye. Her şarkını satır satır ezberleyecek kadar ergen kıldın beni 40 yaş halimle. Hiç bilemezdim beğenilerim bu kadar oturmuşken sen gibi yepyeni bir şarkıcının şarkılarına bu denli aşık olup bir de o şarkılarla aşık olacağımı.

Sen "iyi ki"ler dizisi bir kadınsın. İyi ki geldin, iyi ki yazdın, iyi ki çaldın, iyi ki söyledin, iyi ki aşık oldun, iyi ki sonunda bizim oldun. Çok seviyorum seni, adın gibi kalben, kalbimin en derininden seviyorum. Sen hep böyle kal.
Hoş geldin, "Sonsuza kadar"!


7 Eylül 2017 Perşembe

Tek kelime yeter: Star!




Tarkan söz konusu olduğunda tam olarak ergen kafasında olduğum, her konserinde kendimden geçerek şarkı söylediğim, dans ettiğim doğru. Aynen dün gece yaptığım gibi. Ama buraya yazacaklarım "hayran bir ergen"den ziyade "yetişkin bir hayran"ın düşünceleri olacak bu kez.

Her konser sonrası hissettiğim "biraz daha söylemeliydi sanki" hissini elbette dün gece de yaşadım. Oysa ki adam dolu dolu iki saat şarkı söylemiş ve hiç düşmeyen bir performansla dans etmişti. Yüzünde hiç ama hiç kaybolmayan o kocaman gülümsemesiyle beraber. Sonra onu düşündüm, "Acaba o ne hissediyor sahnede ve sonrasında?" Sadece şarkı söyleyip dans ederek binlerce insanı böylesine çılgınca coşturabilmek ve daha da önemlisi o iki saat içinde çok çok mutlu edebilmek insana nasıl bir haz verir, nasıl bir tatmin yaşatır? Ve tüm bunlar kim bilir ne kadar sistemli çalışmayı gerektirir. İşte bu yüzden hayranlığın yanı sıra belki de daha önemlisi saygı duymamak mümkün değil. Elbette arkasında koca bir ekip var kabul ama sahneye çıkan kimin yok ki? Uzun lafın kısası Tarkan bence başka bir hadise arkadaşlar.

Yıllar önce Kadıköy'de bir müzik mağazasında rastladığım ve bana "Biliyor musun benim bugün kasetim çıktı, ben de kaset kolilerini dükkanlara dağıtıyorum" diyen, o gün de gözlerinden ışık çıkan, o gün de aynı gülümsemeyi yüzüne kondurmuş olan o genç insan bugün bir star! Belki de ilk gününü bildiğim için onu bugün böyle çok seviyorum. Bana kalırsa ne kadar alkışlasak az. Yolu hep açık olsun.

Ve Tarkan'la ilgili bu kadar aklı başında cümle kurduktan sonra gerçekten şunu söylemeden bitirmek istemiyorum, bana yakışmaz:)

Seviyorum Ulannn!

Hoşça kalın;)




8 Ağustos 2017 Salı

Ne mümkün

Çok alışmıştım seni sevmeye
Keşke gerçek olsaydın...

24 Temmuz 2017 Pazartesi

Şarkı




Çok eski bir şarkı bu.
Çok eski bir hikayeye ait çok eski bir şarkı.
Kendi hikayesinden başka hiçbir hikayeye yakışmayan bir şarkı.
Başka kimse için söylenemeyen. Çok gerçek, hayatımın içinden, derininden. Her satırının hakkını vererek dinler söylerim, zira senden sonra tutunamadım ve elbette bunun  için hep seni suçladım. Başıma gelen her tuhaflığın, yaşadığım her kalp kırıklığının mesulu her zaman sendin. Tıpkı bugün olduğu gibi. Sen o gün beni alıp bu şehirden gitseydin, ben bu hikayelerin hiçbirinde başrol oynamayacaktım.
Ne kendin mutlu olabildin, ne bana müsade ettin...