7 Eylül 2017 Perşembe

Tek kelime yeter: Star!




Tarkan söz konusu olduğunda tam olarak ergen kafasında olduğum, her konserinde kendimden geçerek şarkı söylediğim, dans ettiğim doğru. Aynen dün gece yaptığım gibi. Ama buraya yazacaklarım "hayran bir ergen"den ziyade "yetişkin bir hayran"ın düşünceleri olacak bu kez.

Her konser sonrası hissettiğim "biraz daha söylemeliydi sanki" hissini elbette dün gece de yaşadım. Oysa ki adam dolu dolu iki saat şarkı söylemiş ve hiç düşmeyen bir performansla dans etmişti. Yüzünde hiç ama hiç kaybolmayan o kocaman gülümsemesiyle beraber. Sonra onu düşündüm, "Acaba o ne hissediyor sahnede ve sonrasında?" Sadece şarkı söyleyip dans ederek binlerce insanı böylesine çılgınca coşturabilmek ve daha da önemlisi o iki saat içinde çok çok mutlu edebilmek insana nasıl bir haz verir, nasıl bir tatmin yaşatır? Ve tüm bunlar kim bilir ne kadar sistemli çalışmayı gerektirir. İşte bu yüzden hayranlığın yanı sıra belki de daha önemlisi saygı duymamak mümkün değil. Elbette arkasında koca bir ekip var kabul ama sahneye çıkan kimin yok ki? Uzun lafın kısası Tarkan bence başka bir hadise arkadaşlar.

Yıllar önce Kadıköy'de bir müzik mağazasında rastladığım ve bana "Biliyor musun benim bugün kasetim çıktı, ben de kaset kolilerini dükkanlara dağıtıyorum" diyen, o gün de gözlerinden ışık çıkan, o gün de aynı gülümsemeyi yüzüne kondurmuş olan o genç insan bugün bir star! Belki de ilk gününü bildiğim için onu bugün böyle çok seviyorum. Bana kalırsa ne kadar alkışlasak az. Yolu hep açık olsun.

Ve Tarkan'la ilgili bu kadar aklı başında cümle kurduktan sonra gerçekten şunu söylemeden bitirmek istemiyorum, bana yakışmaz:)

Seviyorum Ulannn!

Hoşça kalın;)