22 Kasım 2010 Pazartesi

22'nin gelişi 12'den belliydi!

22 Kasım Pazartesi, 21:00 itibari ile tabii ki ajanstayım! Bu sabah işe gelirken akşam ile ilgili tatlı hayaller kurmadım saat 18:00'de çıkmak gibi çünkü bayram tatili öncesi zaten belliydi böyle olacağı. Bu sabah saatim çalmadan önce rüyamda patronlarımdan birini görüyordum. Seda: "...Bey şu işe bir baksak, kadın hem iş hem de toplantı saati bekliyor" Patron kişi: "Tamam Sedacım, bakarız, hallederiz Sedacım" Peşinden koşturup durdum:) Ve saatin inleyen nameleriyle uyandım! Kabus gibiydi o saatte uyanmak, insanoğlu konfora ne çabuk alışıyor, hele de o bensem! Bütün gün bir telaş, bir koşuşturmaca ile geçti. Biraz önce bir müşteri ile telefonda konuşuyordum dedi ki bana "Bu saat oldu hala orada mısın, çık çabuk" benden cevap: "Şekerim işiniz bitiyor mu ki, nereye çıkacağım, ancak asansörle iner çıkarım!" Yaşamak için çalışmak mı, çalışmak için yaşamak mı? İşte o melun ve cevapsız soru! Cevabı bilen varsa bir zahmet yardımcı olsun:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder