24 Mart 2011 Perşembe

Ey yüce 35!




Bugünü yazmadan bitirmek olmaz:) Tam bir yıldır bugünü bekliyorum çünkü!!! Evet sevgili okuyucu, ben oldum olası hep bayıldım doğumgünlerime:) Bittiği gibi yenisi gelsin isterim! Geçen yıllar beni korkutmaz, rakamları hiç düşünmem. Çünkü çok şükür ki hep çok bereketli, eğlenceli ve sürprizli geçer. Bugün de böyle oldu, tam da beklediğim ve istediğim gibi! Bütün gün 3,5 yaşındaki bir doğumgünü kızı gibi en sımarık ruh halimle gezindim ajansın içinde. Oysaki ben bugün tam da 35 oldum:) Peki bu umurumda mı? Tüm samimiyetimle söyliim mi: Diil! Neden bilmiyorum ama geçen yıllar beni hiç endişelendirmiyor, kendimi bana 35 yaşında kocaman bir kadın gibi hissettirmiyor, adeta okul formamı giyip okul servisine atlayacak kadar rahatım:) Yapmak isteyip de yapamadığım çok şey var henüz ama biliyorum hayat bana bütün beklediklerimi ve istediklerimi verecek, herşeyin bir sırası var, hepsi olacak sırasıyla, o yüzden hiç telaşlı değilim geçen yıllara karşı. Gelen her yeni yaşı umutla karşılıyorum, her geçen yılın ömrüme kattıklarını biliyorum. Güzel yaşamanın ne kadar önemli olduğunu, ömrün insana verilmiş en kıymetli hediye olduğunu da... O yüzden hakkını vere vere yaşamaya çalışıyorum, elimden geldiği kadar. Ve beni hiç yalnız bırakmayan sizler hergün hayatıma bir sürü güzellik katıyorsunuz. Belki bir güzel söz, belki birlikte içilen iki kadeh, belki bir güzel bakış... Yani aslında sizlerle oldukça kıymetli geçen yıllar:) İşte bu yüzden bugün yine bir zafer sarhoşluğu var üzerimde:)



Ve canım annem, sen, senin sağlığına kavuşuyor olman bana şu yaşıma kadar verilmiş olan kimse darılmasın ama en anlamlı doğumgünü hediyesi. Sen bana ikinci kere hayat verdin. Bunun için hep şükredeceğim...



Ey yüce 35, uğurunla geldin, böyle de devam et. Ben seni büyük bir coşku ve sevecenlikle karşıladım, sen de "Ne 35 mi?" diyenlere karşı beni mahçup etme:)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder