14 Mart 2011 Pazartesi

10.03.2011 Perşembe


Kapıyı anahtarımla açıp içeri girdiğimle annemin telefonda konuştuğunu duydum, "bugün bize bayram" diyordu. Sonra koridordan gülümseyerek gelen babamı gördüm, "bitti" dedi, "raporlar geldi, tertemiz". Yaklaşık bir aydır devam eden kabus sona ermişti. Kendimi babamın kollarına bıraktım, ne kadar süre öylece kaldığımızı gerçekten hatırlamıyorum. Geri çekilip gözlerine baktım, yüzümdeki makyaj yüzüne bulaşmıştı. Sonra yatak odalarına gittim, annemin yanına oturdum. Ellerini tuttum, hiç bir şey diyemedim ama suratımın seklinden ne halde olduğum, neler hissettiğim anlaşılıyordu sanırım, çünkü ben onunkileri anlayabiliyordum... Çok şükür Allahım diye tekrarladım bir kaç kez. Ağladım, ağladım, ağladık... Çok şükür dedim, sevinç gözyaşlarımız bunlar.


Aslında çok uzun yazabilirim size tüm yaşananları en baştan sona ama yaşanan kötü ve üzücü duyguları anlatmanın kime ne faydası var ki. Sadece hayatımızın en zor sınavını verdik ailece, ben bu kadar söyliyeyim, siz satır aralarını doldurun artık.



Tüm bu süreci yaşarken hiç yalnız bırakılmadık. Aslında upuzun "...and the Oscar goes to..." vari bir listem var. Keske herbirini sizlere tek tek tanıtabilsem. İstanbul'dan, başka şehirlerden, başka başka ülkelerden... Arayan, hastaneye gelen, evimize gelen, bizlere omuz veren, en zor anlarımızı bizimle paylaşan, bu olayı bizim kadar kalbinde hisseden, sonunda da bizim kadar mutlu olan, en büyük sevincimize ortak olan herkes için lafım: İyi ki vardınız, iyi ki aradınız, iyi ki geldiniz, iyi ki her biriniz beni/bizi bu olayın mutlu sonla biteceğine ikna etmek için uğraştınız... Bir kardeşin eksikliğini hissettiğim o günlerde sizler de olmasaydınız hayat gerçekten çok çok daha zor olabilirdi!


Bu olayla yüzleştiğim ilk günlerde şöyle yazmıştım: “Bir de hep inanman gerekiyor, ne geldiyse, geldiği gibi gider, hayat yine normale döner…”

Çok şükür Tanrım, bize tersini yaşatmadın…

P.S: Çok değerli hocalarımız Prof. Dr. Cem Kalaycı ve Prof. Dr. Cumhur Yeğen bu sürecin en doğru şekilde yönetilmesinde bize ışık, anneme de şifa oldular. Kendilerine hissettiğimiz saygı, sevgi ve minnet duygularımız sonsuza dek devam edecek sanırım...

2 yorum:

  1. sen inandıysan yürekten... gerisi teferruat.. herşey güzel oluyor canım:))) bize geriye sadece şükretmek kalıyor.. tabi yine yürekten:)))

    YanıtlaSil
  2. Selamlar Seda hanım,
    Benım de annem kolon ca ve doktor arastırm telasında ve korkusundayım ne ypacagımı sasrdım.Suan Cumhur Yegen le gorusmeyı dusunuyorum ama kafam cok karısık

    YanıtlaSil