19 Ocak 2011 Çarşamba

76'lıların Laneti!!!


Ben çok güzel bir çocukluk dönemi geçirdim. 10'larımı ve 20'lerimi de öyle ve şimdi 30'larımı sürerken de çok şükür hayata büyük bir sitemim yok. Oluyor arada ufak tefek şeyler ama çok şükür, başıma beni büyük bir isyana teşvik edecek gerçekten çok kötü hiç bir şey gelmedi hayatta. Böyle devam etmesini de diliyorum...

İlkokul, ortaokul, lise hepsi de çok eğlenceli dönemlerdi benim için, özellikle orta son-lise son arası efsanelerimiz defter defter. Biz 76'lılar şanslı çocuklardık, teknoloji bizim dönemimizde ilerlemeye başladı Türkiye'de, ilk discmanlari sanırım bizler ilk kez okula getirip-götürmeye başladık. Aileler daha bir serbest bırakmaya başladılar çocuklarını, cadde çocuğu durumu sanırım bizim jenerasyonla daha da bir pekişti. Şimdi "ne olacak ki şimdikiler daha şanslı diyeceksiniz" ama demek istediğim hiç bir şey yokken birden her şey olmaya başladı biz büyürken, bütün imkanlar elimizin altına geliverdi.


Ama hayat bir garip işte! Son zamanlarda yaşıtlarımın yani tam olarak 76'lıların başına gelen öyle çok kötü şey birikti ki hafızamda. Sonunda "76'lıların Laneti" diye bir şey olduğuna bile inanmaya başladım. Zamansız ve hiç olmayacak sebeplerden aile fertlerini (1. derece) yitirenler, aile büyüklerinde ciddi hasar bırakan rahatsızlıklar yaşayanlar, bebek sahibi olup bebeklerinde ciddi rahatsızlıklar yaşayan ve bununla maddi-manevi mücadele etmek zorunda kalan aileler, büyük umutlarla kurulan ama bir anda "ben artık sana karşı eski duygularımı hissetmiyorum" mazeretiyle sonu boşanmaya giden evlilikler ya da evlendiğinin 1. ayında "gelmesin bu adam eve akşamları, istemiyorum" şeklinde bir anda 180 derece değişen ruhlar, büyük maddi kayıplar yaşayıp hayatı bir anda tepe taklak olanlar, istediği aşka hala rastlamamış prensini/prensesini bulamamış olanlar v.s. Bir sürü mutsuzluk! Ve bu insanların hepsi benim 76'lı arkadaşlarım. Hepsi için ayrı ayrı üzüldük beraberce, elimiz-kolumuz yettiğince destek/yardımcı olmaya çalıştık ve çalışıyoruz da. Bilmiyorum bu kötü bir tesadüf mü yoksa benimki sadece algıda seçicilik mi? Kara bulutlar, size sesleniyorum, çekilin gidin başımızın üzerinden, dağılın, yeter artık bizimle uğraştığınız, bizi rahat bırakın!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder