12 Ekim 2016 Çarşamba

Ortak metinler...

Hiç tanımadığın bir adam, hiç tanımadığın bir kadına satırlar dizer ardı ardına. İtiraf gibi, özür gibi, kendine aynada çıplak bakar gibi. Bakarken kendi kendini infaz eder gibi. Her satırda, yavaş yavaş.

Gün gelir sen de tanışırsın bu satırlarla. Başka bir zamanda, başka bir kadına yazılan bu satırlarla. Yavaş yavaş gezinirken gözlerin cümlelerin üzerinde eş zamanlı olarak bir burulma hissedersin midende, ardından istemsizce gözlerin dolar. O zaman okuduğun metnin gerçek olduğunu fark etmeye başlarsın. Çünkü bu kadar pişmanlık ve acıyla yazılmış hiçbir metin kurmaca olamaz. Çünkü acı, şakacıktan anlatılamaz...

"Sevgili Bilge,
Bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de."

Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar



http://www.goodreads.com/quotes/777696-sevgili-bilge-bana-bir-mektup-yazm-olsayd-n-ben-de-sana

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder